Paylaş
“Onun besteleri gönül tahtımızdadır” dersek abartmayız…
Örneğin; marş gibidir dilimizde
“Biraz Kül Biraz Duman O Benim İşte”,
“Akşamın Olduğu Yerde Bekle Diyorsun, Gelmiyorsun”,
“Mihrabım Diyerek Sana Yüz Vurdum…”
“Aşk Bu Değil Yapma Güzel”, “Bir Ateşim Yanarım”,
“Ağla Gitar”, “Bu Akşam
Bütün Meyhanelerini Dolaştım İstanbul’un”, “Safalar Getirdiniz, Safa Geldiniz Dostlar”…
O; söz ile ezgi anlamının bir bütünlük göstermesinden yanadır ve kusursuz örneklerini vermiştir bestelerinde…
O; nota düşünmez!
Müziği düşünmüştür hep…
Ona göre; eserin kalıcı olması esastır.
Selahattin İnal, Şekip Ayhan Özışık, Yusuf Nalkesen, Alaattin Yavaşça’yla bir devri temsil eder.

Konak Belediyesi ‘nin
Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde adını taşıyan salonun(330 kişiliktir Avni Anıl Sahnesi) önündeki portresi yanındandır bu fotoğraf karesi…
Ruhunun inceliği ve mükemmel bestelerinin güzelliği ile…
15 yıl önce aramızdan ayrıldı Usta Besteci.
İyi ki geçtin bu dünyadan Avni Hocam iyi ki…

