Paylaş
“Beyoğlu’nda Şükran Kurdakul ile buluşur, hasret gideririm… Kaf-Sin-Kaf çekerim…”
****
İzmirli Şükran Kurdakul’dan böyle söz ederdi Gazeteci Yazar ve Şair Yaşar Aksoy;
her İstanbul’a gittiğinde.
Onu en iyi tanıyan dostlarındandır Aksoy.
Bakın 2009 “Kuvayı Milliye Yılı” ilan edildiğinde neler yazmış Yaşar Aksoy Usta Hürriyet Ege’de;
“2004’te kaybettiğimiz Şükran Kurdakul, 1940 kuşağının temsilcilerinden önde gelen bir yurtsever şairdi.
Amerikan Emperyalizmi ‘ne karşı kahramanca göğsünü açmış yiğit bir anti-emperyalistti.
Kurdakul’un yurtsever ve anti-emperyalist şiirleri, dünyamızı ve bölgemizi kan gölüne çeviren “Amerikan Haydutluğu”nun
tahribatı günümüzde çok daha net biçimde ortaya çıktığı için, çok büyük bir gerçeklik ve ileri görüşlülük taşımaktadır.
Karşıyaka eski Belediye Başkanı Kemal Baysak zamanında ismi verilen numaralı 1719 sokağa, tüm İzmir kaldırımlarına ve TÜYAP Kitap fuarlarimiza, proleter şapkası başında, o narin endamı ve pembe yanaklarıyla bir ilerici kalite getiren; Namık Kemal ‘lerin, Tevfik Fikret ‘lerin, Nâzım ve Mehmet Akif’lerin çağından arya kalmışcasına yurtsever tavrı ile bizi büyüleyen Şükran ağabeyi, çok ama özledik.”

****
Sevdiklerinizin, sevenlerinin ortak tespitidir; “Şükran Kurdakul; sıkı bir kavga adamı; direncin-direnmenin usta ozanı, yazarı, araştırmacısıydı!”
Yeryüzü, Beraber, Yelken, Ataç, Yön, Eylem, Ant, Vatan, Akşam, Yeni Edebiyat, Yeni Ufuklar, Yeni Dergi, Yeni Gazete, Yansıma, Cumhuriyet, Milliyet-Sanat, Çağdaş Eleştiri, Yazko Edebiyat, Bilim ve Sanat, Yeni Düşün gibi dergi ve gazetelerinde şiir, yazı ve öyküleri çıkardı.
O, 1940 Kuşağı toplumcu şairleri arasında yerini -onuruyla- almıştır.
Türk Edebiyatçılar Birliği, Türkiye Yazarlar Sendikası’nın (TYS) ve PEN Yazarlar Derneği’nde yöneticilik yapmıştır.
‘’Şairler ve Yazarlar Sözlüğü’ ile ‘Çağdaş Türk Edebiyatı’ adlı kitapları birer başyapıt sayılır.
Kurdakul, 2000 Yılı Tüyap Kitap Fuarı yanınca “Onur Yazarı” seçilmiştir…
****
Zekeriya Şimşek’ten alıntılayalım şimdi de;
“Şükran Kurdakul, 77 yıllık ömründe çok çekmiştir.
En çok adından çekmiştir; birçok kez ‘bayan’ muamelesi görür.
Şiire çok küçük yaşta gönül verir. Birkaç şiir gönderir, yayımlanmaya değer bulunmaz ve genç şaire tavsiyede bulunulur: BAYAN Şükran Kurdakul’a: Yazdıklarınız duygulu ve içlidir. Pek yerinde olmayan bazı Arapça ve Farisî kelimeler tabiîliği bozuyor. Az ve itinalı yazınız.
Gözlerinden çekmiştir; ilk kez askerlik döneminde gözünden rahatsızlanır. (Tedavi için Adana’ya sevkinde bir kitapçı da Orhan Kemal’le tanışacaktır.) Askerlik yıllarında baş gösteren sarı nokta hastalığı hayatının ileriki dönemlerinde artar ve görme sorunu yaşar. Okumak ve yazmak için hep bir yardımcıya ihtiyacı olur.
Keçi inatçılığından çekmiştir; TİP yılları ve Balıkesir macerası, her siyasetçi adayına okutulması gereken bir ders hükmündedir.
İflah olmaz dergicilik ve yayıncılık aşkından çekmiştir; Genç Nesil, Yeryüzü, Beraber, Yelken, Ataç (dergi ve kitapevi) ve Eylem.
Dilinden çekmiştir; muhtelif yıllarda, hakkında yedi defa tutuklanma talebi çıkar.
Bu taleplerden ikisinin sonucunda hapis yatar. Tutuklanmasını isteyen davalardan da hapis yattığı davalardan da aklanır.
Dostlarının ve arkadaşlarının Şükran Kurdakul portresi; proleter şapkalı, söylediği her sözün arkasında duran, yanlışlıklara karşı susmayan, kızınca ‘Bre köftehor!’ diye söze giren, tatlıyı seven, sigarasız duramayan, ille de rakı diyen keyif adamı, iyimser kişilik…
Çektikleri şiirlerinden çok öykülerinin satır aralarındadır da öykücülüğü pek bilinmez.”
Ne güzel anlatmış Usta’yı değil mi Şimşek…

****
12 şiir kitabı vardır.
Yayımlanmış da toplam yirmi altı (derlemeler dâhil) kitabının dördü öyküdür. Dört öykü kitabıyla elli öykü.
Kendi ifadesiyle öykücülüğü; “Benim öykülerim, çağdaşlaşma aşamasının kapılarına ulaşmış bir ülkede gelişen emekçi sınıflarla birlikte kavga vermiş, bu uğurda özgürlüğünden olmuş bir insanın ürünleridir. “
Eleştirmenlere göre;
Okuru sıkmaz, kısa yazar Kurdakul.
Konuşma dilini tercih eder. Şair titizliğindedir öyküleri.
Kurtuluş Savaşı ruhuyla ilişki kurmayı da önemser.”
****
Şükran Kurdakul, çağının tanığı olmayı pek çok iş yüklenerek başarmış bir şair;
“İşte şiiri, işte öykücülüğü, işte edebiyat tarihçiliği, işte siyasetciliği…”
Bizim, 78 kuşağının en çok okuduğu sevdiği şiirlerine yaşlandığı şairlerdendi.
Şükran Kurdakul.
Ben de onu çok sevdiğim “Armağan” adlı şiiriyle anıyorum ;
“Bunca yıl çok ışık birikti avuçlarımda
Senin olsun
Esinlen sevgi dokuyan ellerimden
Bunca yıl şiirin, kardeşliğin, kavganın
Has bahçelerinde yarattım bu gerçeği,
Sabrım senin olsun.
Aşkım senin olsun.
Acıların sütüyle büyüttüğüm umutlar
Mahpushane avlularında boy verdi,
Dolunay menekşelendi kirli kara camlarda.
Her görüşte yeniden vurulduğumuz ana evren
Özgürlüğe boyadı saksımdaki çiçeği
Senin olsun.
Biz ki acılar döneminden
ellerimizi kirletmeden geçtik.
Direncim senin olsun,
sevgim senin olsun.”
